Skip links
blog-hero-right-bg
Rice Scoring Method Nedir?
Proje Yönetimi

Rice Scoring Method Nedir?

Rice scoring ile proje süreçlerinize nasıl katkı koabileceğimizi konuşacağız. Kullanışlı bir backlog yaratmak istiyorsanız, PBI’larınızı...

Arif Çağlar , İçerik Uzmanı

Ortalama Okuma Süresi 6 dk

Rice scoring ile proje süreçlerinize nasıl katkı koabileceğimizi konuşacağız. Kullanışlı bir backlog yaratmak istiyorsanız, PBI’larınızı en iyi şekilde önceliklendirmeniz şart. Bugün önceliklendirme konusunu ele alacağız. Product Backlog Item’larımızı sıralıyoruz ama gerçekten doğru şekilde sıralayabiliyor muyuz? Elimizdeki kaynak ve zamanla maksimum değeri üretebiliyor muyuz hiç düşündünüz mü?

Lafı çok uzatmadan gelelim bu konuyu Atonomik’te nasıl ele aldığımıza…

Şirket olarak sürekli gelişen, tüm bunları bir yaklaşım ve hareket biçimi olarak benimsemiş bir agile kültür oluşturmaya çok önem gösteriyoruz. 2 haftalık her sprint sonucunda müşteriye dokunan bir feature çıkmak ana hedefimiz oldu, hatta bir süre sonra kendimizi o kadar kaptırmışız ki, sprint başında %70 feature, %30 Bug fixing kuralımızı çiğneyip, bug fix süremizide, feature yetiştirmek için kullanmaya başladık. Hal böyle olunca, backlogumuzda buglar birikmeye başladı. Bu durum ne support ekibini, ne de müşteri ekibini memnun etmemeye başladı. Bir süre sonra ne kadar yeni özellik eklerseniz ekleyin, elinizdeki müşterilerin sorunlarına cevap veremiyorsanız, ne yazık ki yeni özellikler müşteri istediğiniz kadar memnun edemez. Biz de tam bu noktada, biriken bug backlogumuzu eritmek için elimizdeki kaynağı en verimli şekilde nasıl kullanırız diye kafa yormaya başladık. Öyle bir yöntem denemeliyiz ki, bu kısıtlı zamanda, en fazla değeri yaratalım. Öyle bir iki tane kallavi bug alıp, tüm sprint boyunca uğraşınca, kaynağımızı çok da verimli kullanmış olmuyorduk. İşte bu noktada, önceliklendirmemizi, konunun eriştiği insan sayısı, etkisi ve zaman çerçevesinde belirlemeliydik, ee tabi kaynağımızı en doğru şekilde kullanalım diyoruz, eforu da göz ardı etmemek lazım. İşte tüm bu inputlar sizin içinde önemliyse, konuları önceliklendirmede RİCE SCORE imdadınıza yetişecektir.

Rice scoring methodu, ürün yöneticilerinin PBI’ları dört faktöre göre puanlayarak yol haritalarında hangi ürünleri, özellikleri ve diğer girişimleri önceliklendireceğini belirlemelerine yardımcı olmak için tasarlanmış bir formüldür. RICE kısaltmasını oluşturan bu faktörler şunlardır: ErişimEtkiGüven ve Çaba.

RICE gibi bir puanlama modeli kullanmak, ürün ekiplerine bir çok avantaj sağlayabilir. Ürün yöneticilerinin daha bilinçli kararlar vermesini, karar vermede kişisel ön yargıları en aza indirmesinde yardımcı olabilir.

Ele aldığınız konunun belirli bir zaman diliminde kaç kişiye ulaşacağını tahmin ediyorsunuz? Belirli bir dönemde ele aldığınız bu konu, kaç kişiyi etkileyeceğinin tahminlemesidir. Bu bağlamda hem “erişim” in ne anlama geldiğine hem de ölçmek istediğiniz zaman aralığına karar vermelisiniz. Herhangi bir zaman dilimini (bir ay, bir çeyrek vb.) seçmekte özgürsünüz ama mümkün olduğunca, rastgele bir sayı vermek yerine ürün metriklerinden gerçek ölçümler kullanın .

Misal
 Proje 1: Bu özelliği her üç ayda bir kullanan her müşteri bu değişikliği görecektir. Her çeyrekte erişim 2.000 müşteridir.
• Proje 2: Bu değişikliğin, mevcut etkisi olmayan 800 mevcut müşteri üzerinde bir defalık bir etkisi olacaktır. Erişim çeyrek başına 800 müşteridir.

Biz burada; Ürün metriklerinden gerçek verileri almakta zorlandığımız noktalar bir hayli fazla olduğu için, temsili olarak 1, 3 ve 5 değerlerini kullandık.
Eğer ele aldığımız konu sistemdeki;
• Birkaç kullanıcıyı etkiliyorsa reach değeri 1,
• Bir çok kullanıcıyı ilgilendiriyorsa reach değeri 3,
• Tüm kullanıcıları ilgilendiriyorsa reach değerini 5 kabul ettik.

Kendi yapınıza en uygun olacak formülü oluşturmak sizin elinizde.

Projeniz için kullanıcılar karşılaştığında kaç tane yeni dönüşümle sonuçlanacak gibi nicel bir hedefi veya müşteri memnuniyetini artırmak gibi daha kalitatif bir hedefi yansıtabilir.
Etkinin tam olarak ölçülmesi zordur. Bu yüzden, çoktan seçmeli bir ölçek arasından seçim yapılıyor:
•  büyük etki = 3
•  yüksek etki = 2
•  orta etki = 1
•  düşük etki = 0.5
•  minimum etki = 0.25

Bu sayılar, ölçeği büyütmek veya küçültmek için nihai puanla çarpılır.

Peki biz Atonomik olarak Impect değerini nasıl ele aldık..

İşte burada dananın kuyruğu biraz koptu 😊 Biz rice score hesaplarken, puanlanan öğelerin, insan duygularından bağımsız, tamamen objektif bir yapı içerisinde önceliklendirmek için yola çıkmıştık. Ama impect değerinde gördük ki iş yine biraz duygulara kayıyor, kişiden kişiye göre değişebiliyor. Olayı çok da karmaşık hale getirmeden burada bir formül geliştirdik. Bug issue typelarında RİCE score hesaplarken, impect değerini bulmak için aşağıdaki 3 soruyu soruyoruz.

•İsleyisi etkiliyor mu? (0-Hayır, 0.75-Kısmen, 1.25-Evet)
•Zaman kaybi ? (0-Hayir, 0.75-Evet)
•Para kaybı, Güvenlik açığı, Hukuksal sonuçları var mı ? (0-Hayır, 1-Kısmen, 1.5-Evet)

** IMPECT= 0.25 + (İşleyişi etkiliyor mu?) + (Zaman Kaybı yaratıyor mu?) + (Para Kaybı Güvenlik açığı, Hukuksal sonuçlar)

Aslında bu formüle göre, tüm soruların cevabı evet olursa en yüksek 3.75 puan, en düşük ise 0.25 puan elde ediyoruz ve yukarıda bahsettiğimiz aralığı tutturmuş oluyoruz. Hem de bizim için etki derecesini bu soruları sorarak adreslemiş oluyoruz.

RICE puanınızın güven bileşenidir. Ele aldığınız konunun büyük bir etkisi olabileceğini düşünüyorsanız, ancak onu destekleyecek verileriniz yoksa, rice scoring bunu kontrol etmenizi sağlar.
Kendinize karşı dürüst olun: tahminleriniz için gerçekten ne kadar desteğiniz var?

Misal
• Proje 1: Erişim için nicel metrikler, etki için kullanıcı araştırması ve çaba için mühendislik tahminimiz var. Bu proje% 100 güven puanı almaktadır.
• Proje 2: Erişimi ve çabayı destekleyecek verilerim var, ancak etkisinden emin değilim. Bu proje% 80 güven puanı almaktadır.
• Proje 3: Erişim ve etki tahmin edilenden daha düşük olabilir ve çaba daha yüksek olabilir. Bu proje% 50 güven puanı almaktadır.

  • % 100 = yüksek güven
    • % 80 = orta düzeyde güven
    • % 50 = düşük güven

% 50’nin altında bir güven puanına ulaşırsanız, bunu bir “moonshot” olarak düşünün ve önceliklerinizin başka bir yerde olması gerektiğini varsayın.

Hızlı hareket etmek ve en az çaba harcayarak etki yaratmak için ele aldığınız işe, ekibinizin tüm üyelerinin harcayacağı toplam süreyi tahmini süredir.
“kişi-ay” veya “Saat” cinsinden tahminleme yapabilirsiniz.
Diğer olumlu faktörlerin aksine, daha fazla efor kötü bir şeydir, bu yüzden eforun artması RİCE Skorunu düşürecektir.

article-cloud-right